2

Sefer Yeşil’in sözlerinden ve yazılarından bir demet

      Enlem ve Boylam 118 (Haziran 2018) - Uzun Yol - M. Birgin
Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Birgin
Süre: 8 dk.
Boyut: 19 MB
Tür: Podcast
Teknik Özellikler: MP3, 320 Kbps, 44 KHz, Stereo
Fon Müzikleri: 
Ben von Wildenhaus – Week Thirteen
C Scott – Zuegma
Ian Alex Mac – Thundering Ahead
Kevin MacLeod – Impact intermezzo
Luciano Foglia – Only please yourself
The United States Army Old Guard Fife and Drum Corps – Boismortiers Concerto for Five Flutes No 4 Mvt I Adagio
(B)EKLENTİSİZ OL
İnsanın değerlenmek için bir sürü takı ve eke ihtiyaç duyması onun özünden habersiz olduğunu gösterir. İhtiyacımız olan bir şeyler biriktirmek, bir şeyler takmak değil aksine bunlardan arınmaktır.
İnsan kendi değerini bilmezse kendini değerli kılacağını zannettiği bazı değersizliklere saplanır.
Safi yaratılış hiçbir takısız ve eksiz zaten değerlidir.
CESUR İNSANLAR
“Sevmediğimiz işlerde çalışıp, ihtiyacımız olmayan şeyler alıyoruz.”
Hep mücadele eden ve savaşan insanlar CESUR ZANnediliyor.
Başını alıp (KENDİNE) gidebilecek kadar CESUR İNSANLAR azdır.
İKRAR VE TEKRAR
Rastgele bir kararı vermeden saniyeler evvel, bilinçaltımız kararını zaten vermiştir.
Düşüncelerimizi kontrol edemeyiz; ancak, düşüncelerimizin kaynağının farkında olmalı ve daha önemlisi, düşünenin ne olduğunu bilmeliyiz.
Saniyeler önceki kararlarımızın vicdani olmasını istiyorsak, alışkanlıklarımıza dikkat etmeli ve vicdani alışkanlıklar edinmeliyiz.
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, kaderinize dönüşür.
İnsanın kaderi alışkanlıklarında gizlidir.
Yaşam deneyimlerimizin çoğu, dil ve davranış vasıtası ile kodlanmaktadır. Bu nedenle, kullandığımız kelimelere ve tekrar tekrar yaptığımız davranışlara dikkat etmeliyiz.
İstediğimiz fıtri ve vicdani yaşamı oluşturmak için; duygu, düşünce ve davranışlarımız üzerinde, akıl yardımı ile bilinçli bir düzenleme yapmalıyız.
ANLAŞILMAYAN BİR ŞEYİN HİÇBİR ANLAMI YOKTUR.
Her insanın sizi kendi zi­hinsel kalıbı ile dinliyor olduğunun farkında olun.
Karşı tarafa ilham veren bir mesaj, aydınlatıcı bir düşünce, zekice yapılmış bir eleştiri yönel­tmiş olabilirsiniz. Fakat mesajınız, onu yöneltiğiniz kimse tarafından duygusal ve entelektüel açıdan anlaşılmamışsa; hiçbir anlam ifade etmez.
KEN/DİNİ TANIMA YOLCULUĞU
“Kişiler kendini tanıma yolcuğuna çıkmadıkça, diğer kişileri tanıyamaz, anlayamaz, sevgi, barış ve dostluk oluşturamazlar.”
Kişinin bir iç boyutu (zihin ve gönül), bir de dış boyutu (dil ve azalar) vardır.
Kişi, bu boyutlardan birinde dahi dengeyi sağlayamazsa mutsuz olur.
Kişi, iç dünyasındaki dengeyi kuramazsa, dış dünyasındaki dengeyi de kuramaz.
Kişinin mutsuzluğunun temel nedeni, kendini tanımaması ve fıtratına ters düşmesidir.
Kişi olarak geldiğimiz bu dünyada kişiliğimizi oluştururuz.
Bu oluşum sürecine, karşımıza çıkan insanlar, başımıza gelen olaylar, içinde bulunduğumuz ortamlar ve koşullar yardımcı olur.
Kendini tanıma süreci uzun yıllar sürer, hatta bir ömür…
Daha objektif, tutarlı, isabetli, amaçlı bir yaşam için; kendinizle, çevreyle ve evrenle barışık olmak için, kendinizi tanımalısınız.
İletişimin en önemli kısmı, kişinin kendisiyle olan iletişimidir.
Kişinin kendisiyle olan iletişimi, diğer kişilerle olan iletişimini de belirler.
İnsanların bize davranış biçimleri, bizim kendimize davranış biçimimize bağlıdır.
İletişimin yazıya dökülmemiş ve dökülemeyecek olan, söze gelmemiş ve gelemeyecek olan, kişinin şahit olması ve bilincine varması gereken bir işleyişi vardır.
Halinizle öğretin insanlara, sizinle nasıl iletişime geçeceklerini.