Sadeleşmek ve İnsan

Bülent Küçükkerniç/Sanatçı
Kendisiyle ilk sohbetimizde; İslam inanışının gerekliliği olarak, kişinin eklentilerinden ve beklentilerinden uzaklaşması gerektiğinden ve yalnızlaşmak yerine kendi başına olmanın gerekliliğinden bahsetmişti Sefer Yeşil. Yolculuk bu cevapla başladı.
Yalınlaşmanın ve sadeleşmenin önündeki engellerin, kişinin tercihleriyle ilgili olduğundan ve bu durumun önce iç’te ve sonra dışta çözümleneceğinden ve bu devir daimin sürekliliğinden bahsetti bana. Merkezde daima “insan”olan yönümüzün, içsel ve dışsal olarak bizi tercihlerimiz ile besleyebileceğimizi veya yok etmeye götürebileceğimizi söylemişti. Bunu daha önce hiç bu şekilde düşünmemiştim. Bana göre biz zaten İnsan dık ve zaten ayrıcalıklıydık. Oysaki İnsan olmayla özleşmenin, insan olarak özdeşleşmekten farklı olduğunu;”insan”olabilmenin bizati kendi başına olmanın karşılığı olduğunu öğretti bu yolculuk. Ancak; İnsan olmanın yolu nasıl ve ne şekilde çiziliyordu? Bunu tam anlayamıyor, tam tanımlayamıyordum.
”la ilahe illa Allah”dediğinde ise bu cümlenin zaten bilindik bir cümle olduğunu, her Müslüman’ın bu cümleyi zaten tekrar ettiğini söylemiştim kendisine. O gün bana kendi oluşturduğu videolardan oluşan çalışmasından bahsetti. Merak ettim ve izlemeye başladım. Ancak beklediğimin çok üstünde cevaplarla karşılaştım.
İnsan olmanın bizatihi İslam olmakla;”la ilahe”nin “yok ilahlar”olduğundan, İlla Allah”ın gerçek Fıtrat programı olduğundan bahsediyordu çalışmada. Yani Özümü deşiyor daha derinlerime inmemi sağlıyordu bu cevap. Ya da kısa ifadeyle Özümü Çözüme itiyordu kendiliğinden. Çünkü tevhid inanışı için önce Huzurda olduğunu bilmek yani Huzurlu olmanın ilk şartının birlik inancı gerektirdiğinden bahsediyordu.
Birlik, Dirilik katıyordu bu sayede bilincime. Vicdanın, evrensel bozulmayan yasa olduğundan, ikiliğe düştüğünde işin içine zihnin girdiğinden, zihnin; kişinin çözümlenmesinde tercihlerimizi yanlış yönetmemize neden olacağından ve bu durumda kişilik bölünmesinin o an içinde olacağından bahsediyordu. Bu durumu fark edene kadar bizi kaderin, baştan yazılan ve değişmeyen kaderin yönettiği inancındaydım.
Bu doğruydu, evrensel programına müdahil olduğu anda İnsanın beşerleştiğini fark etmeye başladım ve insan olabilmenin yolculuk olduğunu, kişinin cennetini oluşturabilmekteki tek çıkar yolunun o kişinin tercihlerini yönetebilmesinden geçtiğini fark ettirmişti bu ilk, özet eğitim.
Bu eğitimin bu kadar kesin reçeteler sunabileceği başta aklımın ucundan bile geçmezdi. Toplumdaki en büyük sapmanın ve sapkınlığın yalnızlaşmak olduğu, Kendini ikinci plana itmenin İkilik olduğundan hiç şüphem yok artık.
Zihnin içinde oluşturduğumuz tasarım dünyamızdan başımızı çıkarabilmenin, salt Huzura erebilmenin tek reçetesi Vicdan yolunda ilerlemekti.
Yolculuğum hep daha derinlerime kadar inmekte ve ne kadar derinime inersen dışımda da bir o kadar yükseğime çıkabilmemi sağlayan bu eğitime şükürler olsun.
Kuranın Kerim olmakla mümkün olacağını anlamamı sağlayan Sefer Yeşil Hocama sonsuz şükranlarımı sunuyorum.