ilke-kural-dustur-prensip-kaide-nizam-yasali-dusunmek

ZİHİN+GÖNÜL=DİL+AZALAR

Önce bir şey hayalde canlandırılır(tahayyül). Daha sonra hayalde canlanan manaya suret giydirilir(tasavvur). Daha sonra da suret giydirilen mana ve hayalin üzerinde akıl kullanılarak bağlar kurulur.Zihni bir inceleme, soruşturma ve araştırma yapılır. Bu araştırma her hangi bir tarafı tutmadan tarafsız bir şekilde yapılır (teakkul).Bir adım sonra tasavvur edilen mana veya hayal üzerinde derin ve etraflı düşünülür(tefekkür).Ve bunun sonunda tasdik gelir. Tasdikte taraf olma kabullenme vardır.Tasdiki izan, izanı itikat takip eder. İzan tutunmayı itikat ayrılmayacak şekilde bağlanmayı gerektirir.

Bunların hepsi iç boyutta gerçekleşir. Tasdikten sonra dış boyuta çıkış başlar. Yani kişi gönlünün tasdik ettiklerini dili ile ikrar etmeye ve azalarında uygulamaya geçirir.’’Testinin içinde ne varsa dışına o sızar’’.

Zihin bir nevi gönle hizmet eden bir yapıdır. Faaliyetlerin merkezi gönüldür. Zihin gönlün hizmetkârıdır. Zihin her daim içerideki iki türlü veri kaynağının mesajlarını gönle getirmekle görevlidir. Bu kaynağın birisi heva diğeri ise vicdandır. Zihnin getirmiş olduğu bu mesajların hangisi gönül tarafından tasdik edilirse dış boyuta onlar yansır. Heva mesajları gönül tarafından onay görürse dilde ikrar olarak ve bedende uygulama olarak bunlar duyulur ve görülür. Vicdan mesajları gönül tarafından onaylanırsa bu sefer de dilde ve bedende bunlar duyulur ve görülür.

İman; kalble tasdik, dille ikrar ve bedende amel olarak tarif edilmiştir. Bedendeki amel, dildeki ikrar kalbdeki tasdike bağlıdır. Kalp neyi tasdik ederse dil onu söyler beden de onu uygular. Burada gönlün hak imanlı olabilmesi hevayı reddetmesi ve vicdanı kabul etmesi ile mümkündür. Yok, bunun tersi olursa. Yani gönül hevayı kabul eder ve vicdanı reddederse batıl imanlı olmuş olacaktır. Heva vicdanın, batılda hakkın zıttıdır.

 

1.      Önce bir şey hayalde canlandırılır. Buna tahayyül denir. Tahayyülden ancak safsata çıkar.

2.      Sonra tasavvur gelir. Hayalde canlanan manaya ve eşyadan alınan ilk algılara suret giydirmedir.

3.     Tasavvuru teakkul yani suret giydirilen mana ve hayalin üzerinde aklı kullanmak mertebesi takip eder. Teakkül bir faaliyettir bir zihni araştırmadır. Tarafsız ve objektif olur.

4.   Teakkül bir nevi tefekkürle birlikte yürür. Bunun ardından TASDİK gelir. Tasdikte taraf olma kabullenme     vardır. Tasdiki izan, izanı itikat takip eder.

5.      İzan tutunmayı itikat ayrılmayacak şekilde bağlanmayı gerektirir.

6.      Bu süreçte tasavvur edilen mana veya hayal üzerinde derin ve etraflı düşünmeye tefekkür.

7.      Tefekkür neticesinde kalpte veya dimağda meydana gelen surete de fikir denir.

8.      Malumattan ham bilgiden ilme varma kuvvetine fikir. Bu kuvvetin faaliyetinde tefekkür denir.

9.      Kalbi aydınlanma olmadan zihni aydınlanma olmaz. 

10.   Akli veya zihni faaliyetlerin merkezi kalptir.Aklın kaynağı kalptir