Telepathy

ZİHNİMİZ NASIL ÇALIŞIR

İnsanlar genellikle yeterli kay­nağa sahiptirler, fakat onları kontrol edemezler.
 İç temsillerimizi beş duyumuzla yapılandırırız.
Bunlar da; görme, işitme, dokunma, tatma, koklamadır.
Diğer bir anlatım­la dünya deneyimimiz görsel, işitsel, dokunsal, tatsal ve koku­saldır.
Bu nedenle zihnimizde hangi deneyimleri biriktirirsek biriktirelim; onlar, bu duyular aracılığıyla, özellikle üç alt biçem olan görsel, işitsel ve dokunsal mesajlar aracılığıyla temsil edi­lirler.
Birileri bizim modellemek istediğimiz bir sonucu üretirse; biz onun zihninde neler görüntülediği ve kendi kendisine neler söylediği gerçeğinden daha çok şey bilmeliyiz.
Zihinde neler olup bittiğine gerçekten ulaşabilmek için daha keskin araçlara ihtiyacımız var.
İşte burada alt biçemler devreye girer. Onlar bir sonucu yaratmak için gerekli olan karışımların kesin miktarlarına benzerler.
Altbiçemler, insan deneyiminin yapısını oluşturan en küçük ve en kesin yapım bloklarıdır.
Temel olarak yaşamınızı iki şekilde sürdürebilirsiniz.
Beyni­nizin geçmişte olduğu gibi çalışmasına karşı çıkmayıp herhangi bir görüntü, ses ya da hissin içinizde oluşmasına izin verir ve bir Pavlov köpeğinin zile gösterdiği tepki gibi, ipuçlarına oto­matik olarak tepki gösterebilirsiniz.
Diğer yönden BEYNİNİZİ Bİ­LİNÇLİ olarak çalıştırmayı seçebilirsiniz, istediğiniz ipuçlarını kendiniz oluşturabilirsiniz.
Kötü hayal ve deneyimleri alıp on­ların dayanıklılığını ve gücünü yok edebilirsiniz. Onları, üzeri­nizde herhangi bir etkisi olmayacak şekilde temsil edebilir ve istediğiniz şekilde işlem yapabilecek boyuta indirebilirsiniz
Beyninizi kontrol edebileceğinizi unutmayın; yoksa o sizi kontrol etmek zorunda kalır.
Sürekli kendi kendinizle konuşmanızın sizi bezdirdiği oldu mu?
Beyninizin hiç susmadığı bir pozisyon oldu mu?
Birçok za­man beynimiz diyalog üstüne diyalog yapar.
Zamanın çoğunda beynimiz diyalogları tekrarlar durur.
Sorunları kendimizle tar­tışır veya eski tartışmaları kazanmaya ya da eski derecelerimizi düzeltmeye çalışırız.
Tüm bunlar sizde oluyorsa, sadece sesini kısmanız yeter.
Kafanızda sesi daha yumuşak, daha zayıf yapın ve daha uzağa götürün.
Bu, birçok kimsenin sorununu çözer.
Ya da bu iç diyaloglardan birisi sizi sürekli olarak sınırlıyor mu?
“Onu yapamazsın”, sözünü sadece daha seksi, daha cilveli ton ve tempoda işitin.
Şimdi nasıl hissediyorsunuz?
Bu sesin “yapma” dediği konuda, kendinizi daha çok güdülenmiş hisse­debilirsiniz.
Bunu hemen yapın ve farkı deneyin.
“Her şeyin nezih ve sırasıyla yapılmasına izin verin.”

Sefer YEŞİL 20.05.2016